Ünlü Eksantrik Yazarlar ve Alışılmadık Evcil Hayvanları

7 Ekim 2020
Eksantrik yazarlar sıklıkla alışılmadık evcil hayvanları sahipleniyorlar.

Hayvanlar, hayatımızda çok büyük bir etki bırakırlar ve hem bireysel olarak hem de kültürel bakış açısı ile vazgeçilmez olurlar. Tüm evcil hayvanlar inanılmaz canlılardır, ama bugün size eksantrik yazarlar ve  sahip oldukları en alışılmadık olanlarından bahsedeceğiz.

İşte geçirilen uzun bir günün ardından eve gelmek ve bir evcil hayvan tarafından karşılanmak çok güzel bir duygudur. İnsan sağlığı üzerindeki bilinen pozitif etkileri nedeniyle fiziksel ve duygusal durumumuzu iyi yönde etkilediği kanıtlanmıştır.

Benzer olarak, evcil hayvanlar sanat, edebiyat ve müzik alanında ilham veren bir kaynak olarak görülmektedir. Alışılmadık evcil hayvanlara sahip eksantrik yazarlar hakkında daha fazlasını öğrenmek için okumaya devam edin.

Eksantrik yazarlar ve alışılmadık evcil hayvanları

 Grip, Charles Dickens’ın kuzgunu

Charles Dickens yazar olarak bilinen en iyi rolünün dışında, kendisini bir hayvansever olarak tanımlamaktadır. Evinde kedi, köpek ve egzotik hayvanşar yaşamaktadır.

Midilli atları, kartallardan farklı olarak Grip adında bir kuzgunu da vardır. Barnaby Rudge adındaki romanında, sürekli bakan bir hayvan rolünden sonra ona bu ismi vermiştir. Aslında, Dickens, Edgar Allan Poe’nun kargalara olan hayranlığından etkilenmiştir.

Ne yazık ki, bu hayvanlar kasvetli görünüşleri ve insanların ölümü ile yakından ilişkileri nedeniyle popüler kültürde kötüye işaret ettikleri düşünülmektedir. Ancak kargalar çok zeki, alet kullanabilme yeteneğine sahip ve bazı insan seslerini taklit edebilme yeteneğine sahiptir. Onların bu mantıklı düşünebilme yetenekleri birçok bilimsel çalışmaya konu olmuştur.

bir karga çizimi

Gérard’ın ıstakozu ve Virgil’in sineği

Fransız şair Gérard de Nerval ve Romalı şair Virgil alışılmadık evcil hayvanlara sahiptir.

Gérard ve ıstakozu, 19. Yüzyılda Pariste insanları oldukça eğlendirmiştir. Roma’nın ise, milattan önce 1. Yüzyılda Virgil ve sineği tarafından kafası karışmıştır.

Bir sinek veya bir ıstakozun evcil hayvan olarak bakılmasının sıradan olmadığı konusunda hemfikir olmalısınız. Ancak, Gérard bu kabukluların huzur dolu ve havlamayan hayvanlar olması sebebiyle en eşlik etmeyi seven hayvanlar olduğunu düşünmekteydi.

Merak uyandıran bir detay ise, ıstakozlar sıklıkla dikenli ıstakoz (langust) ile karıştırılmaktadır, ama bunlar farklıdır. Örneğin, dikenli ıstakozların ön ayaklarının ucunda kıskaçları yoktur, ama bunların vardır.

Sinekler, vızıltıları nedeniyle nüfusun büyük bir çoğunluğu tarafından sinir bozucu olarak görülen ve nispeten kısa ömürlü böceklerdir. Kolera, dizanteri ve miyaz (sinek larvalarının neden olduğu bir hastalık türü) gibi hastalıklarının bulaşmasında bir etken olmalarına rağmen Virgil böyle düşünmemektedir.

Dorothy Parker’ın alışılmadık evcil hayvanı timsahlardır.

Dorothy Parker, imaları ve ince esprileriyle çok övülen bir Amerikalı şair ve oyun yazarıdır. Çok karanlık olan espri anlayışı onun evcil hayvan olarak bir timsah sahiplenmesine sebep olmuştur.

Timsahlar, büyük vücutları ve agresiflikleri ile bilinmektedir. Ancak, timsahlar sadece tehdit edildiklerini düşündüklerinde, genç yavruları koruma amaçlı veya aç olduklarında saldırırlar.

Tabi ki, bu gerçekler Dorothy için sorun gibi görünmüyordu ama bu yola girmişti ve timsahlarla yaşanan kazaların bir çoğu insanların ihmali sonucu meydana gelmiştir.

 Lord Byron’ın hapishanesi

Ünlü bir şair olmanın yanı sıra, Lord Byron hayvanlar konusunda çok tutkuluydu. Kendi ve evcil hayvanları ile ilgili birçok anekdotu vardı. En çok bilinen hikayelerinden biri koleje gittiği yıllarda sahip olduğu bir ayı ile ilgilidir. Lord Byron, Cambridge Trinity College isimli okula kayıt olmuştur ve köpeğini beraberinde yanına alamamıştır. Çözüm olarak, eğitimli ve kafeste yetiştirilmiş bir boz ayı getirmek olmuştur. Müdür bir ayının geldiğini soruşturduğunda, Lord Byron, bir burs başvurusunda bulunmak istediğini söyleyerek cevap vermiştir.

Ayılar, genellikle dünyanın tüm bölgelerinde yaşayabilen büyük memelilerdir. Kendi başına yaşayan ve iki ayağı üzerinde durabilen canlılar göze çarpmaktadır.

Hikaye şöyle devam ediyor, şair temel olarak çok fazla sayıda hayvanın bulunduğu bir hayvanat bahçesine sahip oluyor. Bunların arasında, köpekler, atlar, kediler ve ayı, porsuk, kartal ve turna gibi alışılmadık hayvanlar yer alıyor.

ormanda bir anne ve iki yavru ayı

Evcil hayvanların sahiplerinin hayatı üzerindeki önemli rolü bilgisi ile bu yazıyı özetlersek, onlar sayesinde doğadan keyif alıyoruz ve ortak duygular için sorumluluk geliştiriyoruz.

Son olarak, hayvanlar insanların müzik, edebi yazılar ve diğer sanat türlerini yapması için ilham verecek sanatsal izler bırakır. Veya, basitçe düşünürsek, nereye gidersek arkamızdan gelerek, peşimize takılır ve yüzümüzde bir gülümse oluşmasını sağlar.