Hayvan Barınakları: Hayvanları Terk Etmeyin!

26 Aralık 2019
Terk edilen 10 hayvandan 8'i köpek; bu köpeklerin yarısından fazlası yaşlıyken %30'luk bir kısmı yavru köpeklerdir. Bu talihsizliğe çözüm olarak kısırlaştırma, mikroçip kimlik tanımlama ve hayvan sahiplenme önerilebilir.

Her yıl binlerce sokak hayvanı toplanarak barınaklara götürülmektedir. Ve sayıları her geçtiğimiz gün artmaktadır. Artan bu hayvanların bakımında ve beslenmesinde hayvan barınakları her zaman istenilen performansı gösterememektedir. Peki, bu durumu nasıl geliştirebiliriz?

Hayvan barınakları: terk edilmiş hayvanların profili ve terk edilme sebepleri

Barınaklara gelen hayvanların özelliklerini inceleyen bir araştırmada, kırma hayvanların sözde “safkanlara” göre daha fazla terk edilip edilmediği ele alınmıştır.

  • Sahipleri tarafından terk edilen hayvanların ve köpeklerin %81’i kırmadır. Bu da, günümüzde bile safkan hayvanların daha çok tercih edildiklerini göstermektedir.
  • Terk edilen kedi ve köpeklerin %30’u yavrudur. %57’si yetişkin ve geri kalan %32’si yaşlı hayvanlardır. Yavru hayvanlar, beklenmedik boyutlara ulaştıklarında genelde aileler tarafından terk edilmektedir. Yavru köpekler ve kediler, yaşlı hayvanların geçirdiği zamanın sadece çeyreğini barınakta geçirecektir.
  • Etik olmayan bazı davranışlara rağmen, bu araştırmada, %32’si terk edilen hasta hayvanlar, çoğunlukla veteriner masraflarını karşılayamayan sahipler tarafından terk edilmiştir.
hayvan barınakları

Terk edilme sebepleri arasında genelde istenmeyen yavrular olmaları yer almaktadır. En kötü durumlarda, bazı sahipler çalışamayan yaşlı köpekleri ve yavruları uyutmaktadırlar.

Yavruyken düzgün eğitim almayan köpeklerin, yetişkinliğe ulaştıklarında sahipleri tarafından kontrol edilemediği birçok örnek vardır.

İnsanlar bu durumu nasıl iyileştirilebilir?

İlk olarak, çoğu hayvan koruma derneklerinin gönüllü çalışan ve bağışlarla yürütüldüğünü hatırlatırız. Yani, eğer terk edilen hayvanların sayısında bir azalma olmayacaksa, bu barınaklar yakında yetersiz kalacaktır.

Yurt dışındaki çoğu barınak, birkaç saat gönüllü olarak çalışan öğrencilere seçmeli ders olarak kredi imkanı tanımakta ve yerli halkı bağış yapmaya teşvik etmektedir.

Ancak, hayvanların hayatını iyileştirecek uzun soluklu tek çözüm, sahiplerin sorumlu ve destekleyici davranışlar sergilemesidir.Bu da ancak aşağıdaki şekillerde gerçekleştirilebilir:

  • İstenmeyen yavrulardan ve hormonal komplikasyonlardan kurtulmak için hayvanları erken yaşta kısırlaştırmak.
  • Kaybolduğu zaman barınakların köpeği bulmasını sağlayan mikroçipler.
  • Yeni bir evcil hayvan almadan önce hayatın nasıl değişeceği üzerine kafa yormak. Bir kedi veya köpeğe hem maddi kaynaklarınızı hem de zamanınızın bir kısmını vereceğinizi unutmayın. Ayrıca, bir canlıya nesne muamelesi yapmayın.
  • Satın almadan önce sahiplenin. Bu makalede daha önce de açıkladığımız üzere, hayvan barınaklarında yeterli maddi imkan yoktur. Ayrıca, sahiplenerek bir canlıya yaşam şartlarını iyileştirme imkanı sunarsınız.
köpek sahiplenmek

Yurt dışında yasalardaki küçük adımlar

2017 Aralık’ta, İspanya Milletvekilleri Konseyi (Congress of Deputies), oy birliği ile hayvanları bir nesne olarak değil, bir canlı olarak gören yasayı desteklediler. Eskiden hayvanlar yürüyen bir eşya olarak görülüyordu. 

Bu kanunla birlikte İspanya; Fransa ve İtalya medeni kanunlarında uzun zamandır hayvanları bir canlı olarak tanıyan hükümlerden öykündüler. Bu, hayvanların haklarına ve sahiplerine verdikleri yükümlülüklerin tanınmasına yönelik bir adımdır.

Slater, M. R., Di Nardo, A., Pediconi, O., Villa, P. D., Candeloro, L., Alessandrini, B., & Del Papa, S. (2008). Free-roaming dogs and cats in central Italy: Public perceptions of the problem. Preventive Veterinary Medicine. https://doi.org/10.1016/j.prevetmed.2007.10.002