Afrika için Büyük Bir Tehdit: Palmiye Yağı

23 Ağustos 2019
Bazı çalışmalar 2050'ye kadar, dünya nüfusunun palmiye yağı ihtiyacını karşılayabilmek için kesilen ağaç sayısının dört katına çıkacağını ön görmektedir. Bu durum, binlerce primat türünün hayatta kalmasını zor duruma sokacaktır. 

Palmiye yağı, işlenmiş gıdaların çevreye ve sağlığa nasıl zarar verebileceğini ve bunu nasıl gizleyebileceğini açıkça göstermektedir. Bu yağ, Hindistan’daki balta girmemiş ormanların tahribine yol açmasıyla ünlüdür ve etkisi Afrika’ya kadar da uzanmaktadır.

Palmiye yağının tehlikeleri

Palmiye yağı, dünyada en çok kullanılan sebze yağıdır. Yiyeceklerde kullanıldığı gibi, kozmetik ve temizlik ürünlerinde de kullanılmaktadır. Palmiye yağı Afrika palmiyelerinden gelse de, ekili alanların %85’i Güney Doğu Asya’dadır.

Palmiyelerin tek türlü tarımı orangutan, kaplan ve fil gibi hayvanların yeni türlerini etkileyerek korkutucu bir sosyal etkiye neden olmaktadır. Bunun bir diğer sebebi de, palmiye yağının insan sağlığına zararlı olmasıdır.

Ancak palmiye yağı sadece Asya’daki vahşi yaşamı tehdit etmekle sınırlı kalmamaktadır. Afrika kökenli bu bitki, son yıllarda uluslararası talepleri karşılayabilmek adına yeni monokültür ürünü olarak ana vatanına geri dönüş yapmıştır.

Bu yağın tarımını yapabilmek için, palmiye monokültürü oluşturabilmek adına binlerce kilometrelik ormanlık alanlar yakılmaktadır. Bu doğrusal ve ekilebilir arazilere tek bir tür ekimi yapıldığı için çok az bir canlıya ev sahipliği yapmakta ve ekolojik olarak değersiz kalmaktadır.

palmiye yağı

Bir sonraki palmiye durağı Afrika

Toplumlar bu yağların kullanımı ile ilgili olarak daha fazla bilinçlenmektedir. Ancak, son zamanlardaki araştırmalara göre, 2050’ye kadar, dünya nüfusunun palmiye yağı ihtiyacını karşılayabilmek için kesilen ağaç sayısının dört katına çıkacağı ön görülmektedir.

Büyümenin çoğu Afrika kıtasında gerçekleşecektir. Ayrıca, Clark Üniversitesi’ndeki bir araştırmaya göre, daha fazla palmiye ağacı ekilirse, Afrika primatlarını korumak imkansız hale gelecektir.

Son aylarda ticari çıkarların bu hayvanları nasıl etkilediğine şahit olduk. Afrika’nın en eski ulusal parkının palmiye yağı sömürgesine açık olması, dağ gorili gibi türlerin geleceğini tehlikeye sokmaktadır. 

Ancak, bu araştırmaya göre Afrika primatlarının neredeyse 200’ü, palmiye ağaçlarının genişlemesinden etkilenecektir. Daha da ilginci, araştırmalara göre Afrika kıtasının sadece %9’u tarıma uygundur.

tahrip edilmiş orman

İş palmiye yağı ile mi sınırlı?

Bazı şirketlerin palmiye yağı dışında başka yağlar kullandığını da bilmelisiniz. Orangutan gibi canlıların bu ürünlerden etkilendiğini gören müşterilerin gazabına uğramak istemezler. Ancak, bu yağların yerine çevreye zarar veren diğer sağlıksız ürünler yerleştirilir. Örneğin, orman tahribine neden olan başka sebze yağları gibi.

İşlenmiş ürünlerde Afrika vahşi yaşamına zararlı içerikler bulunur ve dahası o kadar içeriğin arasında bunları fark etmek çok zordur. Ancak, et ürünleri veya avokado ya da çilek gibi meyveler bile kilometrelerce uzaklıktan ithal edilebilir ya da parklara tehdit oluşturabilir.

Bu yüzden iş palmiye yağı ile bitmemektedir. Eğer çevreniz için iyi beslenmek istiyorsanız, yerel ürünlerinizi tercih edin. Bu sayede doğaya yapılan etki olabildiğince azalacaktır. Palmiye yağını tüketmek kadar zararlı çok az şey olduğunu çünkü üretimi için bir ormanın yakılması gerektiğini unutmayın.

Strona, G., Stringer, S. D., Vieilledent, G., Szantoi, Z., Garcia-Ulloa, J., & Wich, S. A. (2018). Small room for compromise between oil palm cultivation and primate conservation in Africa. Proceedings of the National Academy of Sciences, 201804775.