Kedilerde İdrar Yolu Enfeksiyonları

9 Ocak 2019
Kedinizin idrar yolu enfeksiyonundan muzdarip olup olmadığını anlamak için, belirli semptomlara çok dikkat etmelisiniz. Ancak bazı kedilerde idrar yolu enfeksiyonuna dair herhangi bir belirti görmeniz mümkün olmaz.

Kediler belirli mesane ve böbrek problemleri yaşamaya yatkın canlılardır. Bu nedenle, bu problemlerin zamanında nasıl tespit edileceğini ve tedavi edileceğini bilmek çok büyük önem arz eder. Bu yazıda, kedilerde idrar yolu enfeksiyonları ile ilgili bilmeniz gereken her şeyi anlatacağız.

Kedilerde idrar yolu enfeksiyonları ile ilgili bilinmesi gerekenler

İdrar yolu enfeksiyonları kedilerde çok yaygındır ve oldukça rahatsız edici ve acı vericidir. Köpeklerin aksine, kediler fazla su içmez ve idrarları daha yoğundur. Bunlar, kedilerin idrar yolu enfeksiyonlarına karşı bu kadar savunmasız olmalarının ana nedenleridir.

Kedilerde en sık görülen üç üriner hastalık şunlardır: Ürolitiazis (üriner taş), nefrit (böbrek iltihabı) ve sistit (mesane iltihabı). Bu hastalıkların semptomları çok benzer olduğu için, bazen insanlar, veteriner hekim kediyi kontrol edene kadar ne olduğunu bilemezler.

Kedinizin idrar yolu enfeksiyonu olup olmadığını anlamak için, belirli semptomlara çok dikkat etmelisiniz. Ancak bazı kedilerde idrar yolu enfeksiyonuna dair herhangi bir belirti görmeniz mümkün olmaz.

Kedinizin çişini yaparken ya da kedi kumuna oturduğu zamanki davranışlarını gözlemleyin. Bir kedinin idrar yolu enfeksiyonu varsa, muhtemelen çişini yapmak için kendini zorlayacaktır.kum kabında oturan kediÇok az miktarda çişini yapmak, kum kabının dışına bir yerlere tuvaletini yapmak ya da kum kabını kullanırken ağlamak ve miyavlamak gibi davranışlar da sergileyebilir. Daha ileri aşamalarda, idrarda kan görünebilir ya da kedinin ateşi olabilir.

Kedilerde idrar yolu enfeksiyonları: Tespit ve tedavisi

Bu hastalıklar evcil hayvanınızın yaşamının herhangi bir anında ortaya çıkabilmesine rağmen, yetişkinlik döneminde ya da obez kedilerde daha yaygın olarak görülür.

İdrar yolu enfeksiyonları ayrıca çok küçük alanlarda yaşayan, kolayca strese girebilen ya da kısırlaştırılan hayvanlarda da görülebilir. Sorunu teşhis etmek için, semptomları analiz etmenin yanı sıra, hayvanı veterinere götürmek de çok önemlidir.

Çünkü veteriner, hastalıkları değerlendirmek için kan testleri ve idrar örnekleri gibi farklı testler yapacaktır. Tedavi, enfeksiyonun tipine ve kedinin özelliklerine göre değişkenlik gösterecektir.

Ancak çoğu durumda, üretrayı rahatlatmak ve idrar yollarında yeni tıkanıklıklar oluşmasını önlemek için kedinin antibiyotiklere ya da başka ilaçlara ihtiyacı olacaktır.

Bazı ciddi durumlarda, veteriner idrarın kolay bir şekilde akmasını sağlamak için anestezi ile bir kateter yerleştirme işlemi uygulayabilir ve daha sonra yeterli sıvı alımını sağlamak için bir serum takabilir.kedilerde idrar yolu enfeksiyonlarıKedinizin veterinerde en az iki gün kalması gerekebilir. Hayvanın muzdarip olduğu idrar yolu enfeksiyonu tedavi edildiğinde, bir sonraki adım sorunun kronik hale gelmesini önlemek olmalıdır.

Bunu, kedinizi daha fazla su içmesini sağlamak için eğiterek yapabilirsiniz. Böylece kediniz vücudunu toksinlerden temizlemiş olacaktır. İdrar yolu problemleri olan bir kedi için en iyi kuru ve yaş mamanın hangileri olduğunu öğrenmek için bir veterinere danışın.

Çok fazla sodyum içermeyen, böbreklerin çok fazla çalışmasına sebep olmayan bir bileşeni olan tarifler de kullanabilirsiniz. Kedinin kum kabının günlük olarak temizlenmesi çok önemlidir.

Böylece bakteriler çoğalmaz ve enfeksiyonlara neden olmaz. Kaygı ya da stresin kedinizi hasta etmesini önlemek için kedinize sessiz ve mutlu bir hayat sağladığınızdan emin olun.

Aynı şekilde, kedinizle daha sık oyunlar oynamak iyi bir fikirdir; böylece kediniz egzersiz yapabilir ve hareketsiz bir yaşam tarzına maruz kalmayı ve aşırı kilo almayı da önlemiş olur. Bu iki durum; yani hareketsiz yaşam tarzı ve obezite, kedinizin idrar yolu sağlığına karşı en büyük düşmanlarından bazılarıdır.

Hayvanın kum kabını kullanması ile ilgili davranışlarında var olan herhangi bir semptom ya da değişiklikten veterinerinize bahsettiğinizden emin olun. Bu sayede veteriner durumu daha iyi analiz edebilir. Kedinizin “kendi başına daha iyi olmasını” beklemeyin; çünkü bu, durumu daha da kötüleştirir.