Koronavirüsün Sorumlusu Pullu Karıncayiyen Mi?

22 Mart 2020
Koronavirüsün sorumlusu gerçekten karıncayiyenler mi? Eğer öyleyse, hastalığın kontrol altına alınması hususunda buradan bir çıkarımda bulunabilir miyiz? Bu soruların ve çok daha fazlasının yanıtını bugünkü yazımızda bulacaksınız.

Bizler bu yazıyı yazarken, bilim dünyası koronavirüs COVID-19’un yayılmasına neden olan şeyin pangolin, diğer bir adıyla pullu karıncayiyen, ya da bir başka hayvan olup olmadığını araştırıyor. Koronavirüsün sorumlusu aranırken böyle bir iddianın ortaya atılmasının ardında, koronavirüslerinin veterinerler tarafından yıllardır bilinen bir virüs olması yatıyor.

Genel olarak koronavirüsler, kuşları ve memelileri tür bazında etkileyen bir virüs ailesidir. Bu bağlamda, insanları, köpekleri, kedileri, kemirgenleri, tavşanları, feretleri, inekleri, hindileri ve domuzları etkisi altına alan belli koronavirüs türleri olduğunu biliyoruz.

Bu yazımızda, koronavirüs ile ilgili bugüne dek edindiğimiz bilgileri sizler için özetledik.

Koronavirüsler ve İnsanlarda Enfeksiyon

Bilim insanları koronavirüs ailesini ilk kez 1970’lerin sonlarında saptadılar. O tarihten bu yana, insanlara bulaşabilen dört CoV türü (HCoV) ortaya çıktı. Bu virüsler soğuk algınlığı gibi hafif seyreden enfeksiyonlara neden oluyordu.

İlginç bir biçimde, bu patojenliği düşük dört HCoV türünün insanları etkileyen koronavirüsleriyle de bir bağlantısı olduğu keşfedildi. Çeşitli çalışmalarda günümüzde varlığını sürdüren genom dizilimleri analiz edildi. Bu çalışmalarda, aşağıdaki hayvan türlerinin bu virüslerin konakçıları ya da taşıyıcıları konumunda oldukları ortaya çıktı.

  • HCoV-HKU1: Kemirgenlerin konakçı olduğu koronavirüs türü.
  • HCoV-NL63: Yarasaların konakçı olduğu koronavirüs türü.
  • HCoV-OC43: Kemirgenlerin konakçı olduğu, büyükbaş hayvanların ise ara konakçı olduğu koronavirüs türü.
  • HCoV-229E: Yarasaların konakçı olduğu, alpakaların ise ara konakçı olduğu koronavirüs türü.
Kırmızı zeminde birden fazla irili ufaklı koronavirüs çizimi

İnsanlar Arasında Son Derece Bulaşıcı Olan Koronavirüsler

2002 ve 2003 yıllarına dek, CoV insanlar için yüksek derecede bulaşıcı bir virüs olarak görülmüyordu. Bu yıllarda Çin’in Guangdong eyaletinde akut solunum yetersizliği sendromuna neden olan koronavirüs (SARS-CoV) salgını yaşandı. Virüs dünya çapında bir salgına neden oldu.

Daha sonra 2012 yılında ise, yine bulaşıcılığı oldukça yüksek olan Orta Doğu solunum yetmezliği sendromuna neden olan koronavirüs (MERS-CoV) Suudi Arabistan ve diğer Orta Doğu ülkelerinde yayılım gösterdi. İki vakada da virüsün yarasalardan kaynaklandığı düşünülüyordu. Bununla birlikte, şu hayvan türlerinin virüsün ara konakçıları oldukları da belirtiliyordu:

  • SARS-CoV: Yarasalar, maskeli palmiye misk kedileri (paguma larvata).
  • MERS-CoV: Yarasalar, hecin devesi.
  • COVID-19: Yarasalar, ara konakçısı bilinmiyor.

SARS ve MERS örnekleri dolayısıyla, bilim insanları COVID-19 virüsünün de hayvanlardan kaynaklanabileceği hipotezini ortaya attılar. Hatta genom dizilimlerinin analizinin sonucunda, COVID-19 virüsünün yarasalardan yayıldığı da doğrulanmış oldu. Fakat bu virüsün ara konakçısı hala bilinmiyor.

Koronavirüsün sorumlusu olarak görülen pullu karıncayiyen

Pullu Karıncayiyenler Ara Konakçı Olabilir Demek Ne Anlama Geliyor?

Normalde virüsler aynı cins hayvanlar arasında yayılma gösterir. Fakat bazı zamanlarda, cinsler arası salgınlar gerçekleşebilir ve çapraz gen oluşumları sonrasında farklı türler de virüsten etkilenebilir.

Bu virüslerin hayvanlardan insanlara iki şekilde bulaştığını bilmekte fayda var:

  • Doğrudan konakçıdan ya da konakçının virüs içeren ifrazatından.
  • Konakçı ya da ara konakçı görevi gören başka bir organizmadan.

Virüslerin genleri farklı bölümlere ayrılır. Bundan dolayı, bölünmüş genom farklı türdeki canlıların virüslerinin birleşmesine ya da genlerinin çaprazlamasına olanak sağlar ve böylece yeni bir virüs türü meydana gelir. Böyle bir durumda da bu iki farklı türden gelen virüsler, aynı insan ya da hayvana aynı anda bulaşır. Buna koenfeksiyon adı verilir.

Koenfeksiyon sonucunda, virüs yeni özellikler kazanır. Örneğin; artık insanlara bulaşabilir ve insandan insana hızla yayılarak bir pandeminin ortaya çıkmasına mahal verebilecek duruma gelebilirler. Virüsün yeni elde ettiği yapıyı göz önünde bulunduracak olursak, çoğu insanın bu yeni enfeksiyona karşı bağışıklığı olmayacaktır.

Peki Koronavirüsün Sorumlusu Pullu Karıncayiyenler Mi?

Epidemiyolojik çalışmalarda hastalığa ilk zamanlarda yakalanan herkesin Wuhan deniz ürünleri pazarındaki yabani hayvanlarla teması olduğu ortaya çıktı. Bu bahsedilen pazar, Çin’in merkezinde yer alan en büyük deniz ürünleri pazarı. Burada yarasa, bizon, yılan, Çin bambu faresi gibi pek çok farklı hayvan türünün satışı bulunuyor.

Aynı bölgede, çeşitli kedi, kirpi, köpek, kuş ve diğer hayvanların satışı da oldukça yaygın. Bu bölgeler “hayvan pazarları” olarak da biliniyor. Bunun nedeni bu pazarlarda canlı ya da ölü hayvanların açık olarak satılması.

Farklı hayvan türlerinden yayılan kan ya da diğer sıvılar yüzünden hastalıkların yayılmasına ne kadar elverişli bir alan oluşturulduğunu ayrıca dile getirmemize gerek yok diye düşünüyoruz.

Tabii bu noktada pullu karıncayiyenlerin bu pazarlarda satılmadığını da belirtelim. Çünkü bu hayvanın satışı hukuken yasak ve Wuhan Güney Çin Deniz Ürünleri Pazarı 1 Ocak 2020 itibarıyla Wuhan Belediye İdari Teşkilatı tarafından kapatıldı.

Koronavirüsün Sorumlusu Olarak Pullu Karıncayiyenlerin Ortaya Atılmasını Destekleyen Kanıtlar

Bir grup Kuzey Amerikalı bilim insanı COVID-19 virüsüne dair önemli bir keşifte bulundu. COVID-19 genom dizilimi ile karıncayiyen veritabanından yeniden yapılandırılan koronavirüs genom dizilimi arasında bir benzerlik buldular.

Hong Kong Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı ise karıncayiyen dokusu kullanarak virüsü izole etmeyi başardılar. Genom dizilimini analiz etmeleri sonucu, iki yeni koronavirüsün ortaya çıktığı görüldü. Bu genomlar, COVID-19 virüsü ile yaklaşık %85.5 ile %92.4 oranında benzerlik gösteriyor.

Çok yakın zamanda, Çin’in Guangzhou şehrindeki araştırmacılar tarafından pullu karıncayiyenin (manis pentadactyla) COVID-19 virüsünün olası ara konakçısı olabileceği savı ortaya atıldı. Bu iddianın temelinde pullu karıncayiyenlerdeki CoV ile COVID-19 arasındaki benzerlik yatıyor.

Bu bilgi Pekin’deki Çin Tarım Üniversitesi’nin dekanının beyanına dayanıyor. Fakat, dekanın beyanı herhangi bir bilimsel makalede yer almıyor. Bununla birlikte, genetik analizler devam ettiği için bu bilgilere temkinli yaklaşmak gerekiyor.

Koronavirüsün Sorumlusu Pullu Karıncayiyenler İse Bu Nasıl Olmuş Olabilir?

Pullu karıncayiyenler yasa dışı yollarla en çok ticareti yapılan hayvanlar arasında yer alıyor. Bu küçük memeliler, yakalanması zor, gece dolaşma huyu olan ve pullarla kaplı bir cilde sahip canlılar. Ne yazık ki, bu hayvanın bazı vücut parçalarının iyileştirici özellikleri olduğuna inanıldığı için bunların geleneksel ilaçlarda kullanıldığına dair bir husus söz konusu. Özellikle pulları başta olmak üzere, fetüsleri, kemikleri ve pençeleri bu bahsedilen ilaçlarda kullanılıyor. Eğer koronavirüsün sorumlusu pullu karıncayiyenlerse, bunun nedeni insanların bu hayvanları böyle amaçlar için kullanmaları.

Koronavirüs Salgınına Dair Son Notlar

COVID-19 salgının yaşanması, insan ve hayvan sağlığı, ekosistemin durumu ve insanların alışkanlıkları arasındaki yakın ilişkiyi bariz bir şekilde gözler önüne seriyor.

Bugün, çoğu virüsün konakçılarının vücutlarında uzun süre barınabileceğini biliyoruz. Virüsün konakçılarından insanlara ve diğer hayvanlara yayılmasının insanların yaptıkları şeylerden kaynaklandığının da bilincindeyiz. Bu bahsettiğimiz duruma tarım uygulamaları ve kentleşme de dahil.

Bundan dolayı, hayvanlardan insanlara geçen bu virüsü önlemenin en etkin yollarından biri konakçılar ile insanlar arasına bir sınır koymak.

Koronavirüsün yayılmasından gerçekten pullu karıncayiyenler sorumluysa bu hayvanların taşınmasında son derece dikkatli olunması gerekiyor. Bundan ötürü, Çin’de ve dünyanın geri kalanında bu canlıların ticaretinin yapılması kesin surette yasaklanmalı.

*Önemli not: 24 Şubat 2020’de pullu karıncayiyenin koronavirüsün yayılmasından sorumlu olmadığı ortaya çıktı.