Jane Goodall Kimdir?

27 Eylül 2018

Jane Goodall, hiç şüphesiz ki tarihteki en ilham verici kadınlardan  ve hayvanları koruma ve onlara sahip çıkma konusunda da en büyük aktivistlerden biridir. Ancak Jane Goodall’ın hikayesi, başardığı muhteşem işler kadar iyi bilinmemektedir.

Vahşi Doğada Bir Kadın, Jane Goodall

Jane, Afrika’dan çok çok uzakta bir yerde, capcanlı bir şehir olan Londra’da doğdu. Ancak, çocukluğu boyunca hayvanlara karşı çok derin bir sevgiyle bağlandı ve Afrika’ya karşı da büyük bir hayranlık beslemeye başladı. Bu duyguları onun hayatının macerasına atılmasına yol açtı.

Hayvanlar ile ilgili hiçbir uzmanlık çalışması olmayan genç Jane, kendisini Afrika’da paleontolog Louis Leakey’e yardım ederken buldu. Leakey, Goodall’ın vahşi hayvanlar üzerinde çalışmak için sahip olduğu büyük potansiyeli çok çabuk fark etti ve onu ve annesini Tanzanya’ya yolladı.

Jane goodall ve araştırmaları

Jane, kadın araştırmacıların çok nadir olduğu bir yerde zor şartlar altında yaşayarak, bu alandaki ilk araştırmacılardan biri oldu. Ancak Jane, kendini ve sahip olduğu potansiyeli bu camiaya ve diğer araştırmacılara tekrar tekrar kanıtlamayı başardı.

Farklı bir Primatolog

Jane Goodall, şempanzelerle ilgili hiçbir ön çalışma yapmadan onları gözlemlemeye başladı. Şempanzeleri hiçbir ön çalışma yapmadan gözlemlemesinin sebebi, bu şekilde onlar hakkında o zamanlar yapılmış bilimsel fikir birliğinin getireceği hiçbir ön yargı olmadan onları gözlemleyebilecek olması idi. O zamanlar aynı zamanda bilim insanlarının, hayvanların duyguları olmayan canlı varlıklar olduğuna inandığı zamanlardı.

Jane’in akıl hocası olan Louis Leakey, Jane daha önce hiçbir üniversiteyi bitirmemiş olmasına rağmen onu Etoloji (davranış bilimi) üzerine doktora yapması için gönderdi. Goodall beş yıl boyunca tezi üzerinde çalışmalara devam etti. Çalışmalarını Gombe Ulusal Parkı’ndaki şempanzeler üzerinde gerçekleştirdi; ki bu çalışmalar tam elli beş yıldır devam ediyor.

Birlikte, Leakey’nin Melekleri adı altında (Galdikas, Goodall ve Fossey) bireysel çalışma alanları ile (ki bunlar orangutanlar, şempanzeler ve gorillerdir) çok önemli keşiflere imza attılar. Bu çalışmalar sayesinde primatoloji çalışmaları daha anlayışlı, titiz ve feminist bir perspektife ulaştı.

Jane, kadın araştırmacıların çok nadir olduğu bir yerde zor şartlar altında yaşayarak, bu alandaki ilk araştırmacılardan biri oldu. Ancak Jane, kendini, sahip olduğu potansiyeli ve becerileri diğer bilim insanı arkadaşlarına ve yerel halka tekrar tekrar kanıtlamayı başardı.  

Hayvan Davranışlarında Devrim

Ancak Jane’in araştırmaları doktorasıyla sınırlı kalmadı ve o zamanlar bilim camiası tarafından savunulan pek çok teorinin aksini ispat etti. Örneğin, şempanzelerin hayvanlar alemindeki en inanılmaz avlanma tekniklerine sahip olduğunu gösterdi.  Ayrıca sadece vejetaryen olarak beslenmediklerini de göstermiş oldu.

Jane bunlarla da kalmayıp bizlerin insan olma kavramını da değiştirdi. Jane Goodall’ın yaptığı araştırmaya kadar, bilim insanları insanoğlunun aletler üretebilen tek varlıklar olduğuna inanmışlardı. İnsanlar aletlerin ürecisi olarak tanımlanıyor ve diğer hayvanların bu gibi şeyler yapma yetisi olmadığı düşünülüyordu.

Ancak Jane, bir şempanzenin bir karınca yuvasına ulaşmak için dalları kullandığını keşfetti. Bu, hayvan etolojisinde tamamen yeni bir alanın yolunu açmış oldu. Jane Goodall’ın sayesinde, bugün artık bizler alet kullanmanın hayvanlarda da çok yaygın olduğunu biliyoruz.

ormanda dolaşan maymun

Jane’in çalışmaları şempanzelerin farklı kişiliklere sahip olduğunu gösterdi. Ortaya attığı bu bilgi o zamanlar herkes tarafından büyük dikkat topladı. Jane, hayvanların da duyguları olduğuna ikna olmuştu. Kendisi, kendi evcil hayvanı üzerinde çalışmalar yaparak köpeklerde duyguların var olduğunu kanıtlamış oldu.

Aktivist Jane Goodall

Doğal parklardaki ormanların harap edilmesi Jane’in dikkatini çekmeye başladı. Şempanzelerin ve diğer hayvanların, eskiden bu hayvanların üzerinde çalıştığı cennet gibi yerden çok uzakta, insan denen canlının elinde acı çektiklerini fark etmeye başladı.

Bu durum onun primat deney laboratuvarları, sirkleri ve doğal parkları dolaşma isteğini ortaya çıkardı. Bu şekilde, çok sevdiği türlerin evcil hayvanlar gibi muamele görerek, sirklere satılarak ya da acımasız deneylerde kullanılarak nasıl da tutsak edildiğini görmeye başladı. Artık bunu görmezden gelmeye kesinlikle devam edemeyeceğine karar verdi ve bugünkü aktivist Jane olmaya bu şekilde karar verdi.

Bu noktada Jane, Gombe’deki araştırmalarını takımının ellerine bıraktı. Ve ardından hayvan zulmüne karşı ve hayvanları korumaya yönelik konuşmalar yapmak için dünyayı gezmeye başladı. Bu nedenle Jane Goodall şu an bile yılın çoğunu konferanslar düzenleyerek ve dünyayı dolaşarak geçiriyor.

Hatta bu harekete destek sağlayabilmek için Jane Goodall Enstitüsü’nü kurdu. Aynı zamanda Roots and Shoots adında bir proje başlattı. Bu proje, dünyanın her yerinden çocukların hayvanları korumaya yardımcı olacak fikirlerini ve eylemlerini paylaşmasını sağlıyor. Bugün, Jane, küresel ekolojik felaketlerden kaçınmak için yeni nesillere çağrıda bulunuyor ve onlardan umut bekliyor.

Ana görselin kaynağı: Mark Schierbecker