Yusufçuk: Bu Büyük Kanatlı Böcek Hakkında Her Şey

31 Mart 2019
Yedikleri çok sayıda sinek ile ekosistemde önemli rol oynayan etobur avcılardır. Bu özellikleri nedeniyle, sarılık ve sıtma gibi hastalıkların önlenmesine yardımcı olurlar.

Kuşkusuz, yusufçuk yüzyıllar boyunca birçok efsane, inanç ve halkların hayal dolu olan mitolojik hikayelerinin kahramanı olan, insanlarda merak uyandırmış büyüleyici böceklerdir. Aşağıda, bu büyük kanatlı böcek ve kültür üzerine ne kadar bir etki ettikleri hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

Yusufçuk: Fark edilebilir morfolojik özellikleri

Şu anda, yusufçukların 5.500 farklı bilinen türü vardır. Bilim insanları bu canlının, 300.000.000 yıl önce ortaya çıktıklarını tahmin ediyor. Bu, insan medeniyetlerinden ve dinazorlardan daha yaşlı oldukları anlamına gelir.

Bu canlının ince, uzun bir karın bölgesi vardır ve büyük, yuvarlak gözleri neredeyse birbirine dokunur. Oküler morfolojileri onlara 360 derecelik bir görüş alanı sağlayarak ayrıcalıklı bir görme sağlar.

Yusufçukların, avlarını yakalamaya olanak sağlayan ince tüylerle kaplı altı bacağı vardır. Bazı türlerde, dört büyük, çarpıcı kanatları, 2 ila 19 cm uzunluğa ulaşabilir.

yusufçuk

Beslenme

Yusufçuklar çok etkin etçil avcılardır ve doğal olarak sivrisinek ve diğer böceklerin nüfus kontrolünü sağlarlar. Onlar küçük olabilir, ama böcek gıda zincirinin üst kısmında yer alan büyük avcılardır. Dikkat çekici çeviklikleri ve bacaklarındaki “ince tüyler” nedeniyle, böcekleri havada yakalayabilirler.

Yusufçukların ekosistemdeki rolü insanlara gerçekten yardımcı olur. Yusufçuk nüfusunda bir azalma sadece onların yaşam dengesi için değil, aynı zamanda bizim sağlığımız için de riskli olacaktır.

Habitat

Yusufçuk türlerinin büyük çoğunluğu ağırlıklı olarak sıcak iklimlerde, tropikal ve subtropikal bölgelerde yaşar. Ancak, Kuzey Kutbu ve Antarktika dışında tüm kıtalarda bulunabilirler. Ayrıca, gezegenimizde yaşadıkları zaman süresi dayanıklılık ve adapte olma kabiliyetlerinin önemli bir göstergesidir.

Yusufçuklar nasıl uçar?

Yusufçuklar aynı zamanda uçuşta çeviklik ve dirençleri ile bilinmektedir. Karın bölgelerinde yer alan küçük halkalar uçuş sırasında vücutlarını itmelerine ve hız kazanmalarına yardımcı olur.

Hafif ve uzun vücut yapıları, dört güçlü kanat ve halkaları uçarken yüksek hızlara ulaşmalarını sağlar. Bir yusufçuk saate 60 km hızın altına düşmeden birkaç saat durmadan uçabilir. Ayrıca, herhangi bir dışsal itkiye ihtiyaç duymadan hızlı bir şekilde yerden kalkabilirler.

yusufçuk hakkında her şey

Üreme

Yusufçuklar hayatlarının büyük bir kısmında su yakınında yaşarlar ve buralarda çiftleşirler. Erkekler, belli bir alanda bir dişiyi “kazanmak” için mücadele eder. “Kazanan” belirlendikten sonra, dişisi suya yumurta bırakırken onu koruma görevini üstlenir.

Her yusufçuğun yaşam döngüsü suda, bir su perisi şeklinde başlar. Hayatın bu aşamasında, solungaçlarla nefes alırlar ve solucanlar ve kurbağa yavruları ile beslenirler.

Ayrıca, avlarını yakalamak için büyük dişleri olan bir tür maskeye sahip olurlar. Yaşamın bu aşaması her yusufçuk türünde değişkenlik gösterir, genellikle birkaç haftadan sekiz yıla kadar sürebilir.

Bu su perileri metamorfoz geçirmeye başlayınca tüylerini, derilerini, maskelerini ve dişlerini döker. Böylece yetişkin bir yusufçuk haline gelirler. Çoğu yusufçuğun yetişkinliği sadece birkaç hafta gibi kısa bir süreden ibarettir.

Popüler kültürde yusufçuğun anlamı

Geleneksel Kızılderili kültürü, yusufçuğu dönüşüm ve yeniden doğuş sembolü olarak kabul eder. Bu nedenle, genellikle reenkarnasyon ve ölülerin ruhları ile ilişkilendirilir. Ayrıca, bu böceklerin güç ve refahı temsil eden totem direkleri de vardır.

Burmanya halkı yerleşimlerini çevreleyen sulara yusufçuk atma ritüeli gerçekleştirir. Bugün, insanlar bu ritüelin sarı humma ya da sıtma gibi hastalıkların yayılmasını önlemek için sivrisinek nüfusunu kontrol etme çabası olduğuna inanır. Bu ayin, Kızılderili mitolojisinde koruma amaçlı yapılırdı.

Buna ek olarak, uçuş biçimleri ve büyük kanatlarında yansıyan renkler birçok medeniyetin onlara hayran kalmasına sebep olmuştur. Ayrıca, yaşam dönüşümleri sırasında hayatta kalma yetenekleri insanın varlığı için bir ilham kaynağı olarak kabul edilir.