Tehlike Altındaki Hayvanlar: Yok Olacak 5 Tür

8 Ağustos 2019
Dünya üzerindeki türlerin aşama aşama ortadan kalkması, gezegenimizin bitki örtüsü ve faunası için onarılamaz sonuçlar doğuruyor.

Herkes küresel ısınmanın ne olduğunu biliyor; mesela ozon tabakasının delinmesi ve iklim değişikliği çoğu insanı gelecekle ilgili endişelendirir. Ancak tehlike altındaki hayvanlar insan etkisinden direkt olarak etkileniyor ve bu probleme daha az odaklanıyoruz. 

Bu yazıda nesli tükenmek üzere olan 5 türden bahsedeceğiz. Eğer insanın doğayla olan ilişkisi sert bir biçimde değişmezse bu türler ikinci bir şansa sahip olamayacak. 

Siyah gergedan tehlike altında

20. yüzyılın başında, her gün 5 veya 6 siyah gergedan hayatını kaybediyordu. Avrupalı sömürgeciler avlanmayı seviyordu ve bu durumun sonucunda bu türün büyük bir kısmı yok oldu. Maalesef siyah gergedanlar bir türlü kendini toparlayamadı. İnsanların bu sorumsuz davranışı yüzünden, siyah gergedan nesli tükenmekte olan hayvanlar listesinde bulunuyor.

2011 yılında, Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN), Kırmızı Listesine dahil ettiği bu türün resmen ortadan kalktığını bildirdi. Böyle bir açıklama yapmalarına neden olan şey, yasak avlanma sonucu karaborsaya düşen siyah gergedan boynuzlarıydı. Ancak yakın zamanda Çek Cumhuriyeti’nde bulunan bir hayvanat bahçesinde iki siyah gergedan yavrusu dünyaya geldi.

Sıra dışı Körfez Muturu

Bilimsel ismi Phocoena sinus olan Körfez Muturu, gezegende en nadir görülen deniz memelisidir. Sadece 60 yıl önce keşfedilmiş olsa da, IUCN bu türü de Kırmızı Liste’ye ekledi.

denizde yüzen Körfez Muturu

2015 yılında, dünyadaki Körfez Muturu popülasyonu 97’ye kadar indi. 2017’de ise toplam nüfus %67 azaldı. Sonuç olarak şu anda dünyada bulunan Körfez Muturu sayısı 40’tan daha az. Bu türü yok olma noktasına getiren faktörler etik olmayan avlanma teknikleri ve doğal yaşam alanlarının kirlenmesidir.

Amur parsı: Gezegendeki en nadir kedi türü

20. yüzyılın sonunda, bir grup Sovyet bilim insanı vahşi doğada sadece 30 tane Amur parsı kaldığını açıkladı. Bu leopar cinsi Rusya’nın ormanla kaplı dağlarında yaşar. Geçtiğimiz yıllarda yerel girişimler sayesinde Amur parsı kendini toparlamaya başladı.

tehlike altındaki hayvanlar ve Amur parsı

Uzak Doğu Leoparları Birliği ve WWF Rusya’ya göre, vahşi doğada yaşayan bu leopar türünün günümüzde sayısı 90’dan fazladır. Bu hayvan saatte 60 km hızla koşabilir. Şu an yürürlükte olan koruma girişimleri devam ederse, bu şekilde özgürce koşmaya devam edebilecek.

Güney Çin kaplanı ve kaçak avlanma

Uzmanlar 1950 yılında 4000’den fazla kaplanın hayatta olduğunu düşünüyordu. Ancak gelişigüzel avlanma sonucu Güney Çin kaplanı nüfusu günümüzde 80’e kadar düştü. Kaplan kemiği satışı konusundaki düzenlemeler geçtiğimiz yıllarda büyük ölçüde değişti. Hatta 2018 yılında Çin Hükümeti kaplan kemiği ticaretini yasal hale getirmeyi düşündü.

doğada avlanan kaplanlar

Ancak uluslararası kamuoyu ve hayvan örgütleri Çin’in üzerinde baskı oluşmasını sağladı. Böylece Çin, yasallaşmanın ülkedeki genel kaplan popülasyonu üzerindeki etkisini tam olarak analiz edene kadar bu yasa tasarısını erteledi. Kaplan kemiği satışı hala yasal olmasa da, birçok insan nesli tükenmekte olan bu tür için endişelenmeye devam ediyor.

Sumatra fili

Ekoloji organizasyonu WWF, bu türün yeryüzünden tamamen silinmek üzere olduğunu tahmin ediyor. IUCN raporlarına göre Sumatra fili Kırmızı Liste’de ve bu türün yaşadığı bölgelerin %85’i yok olma tehlikesi altında.

Endonezya yasaları Sumatra filini korusa da, bu türün yaşadığı bölgelerin büyük çoğunluğu korunan alanların dışında yer alıyor. Koruma alanı dışında kalan yerlerin büyük bir kısmı tarım alanlarına dönüşüyor veya başka amaçlarla kullanılıyor. -IUCN

Endonezya ormanlarının korunabilmesi için bu fillerin yaşam tarzı ve yeme alışkanlıkları oldukça önemlidir. Bu türün ortadan kalkması, ülkenin bitki örtüsü için geri dönülemez sonuçlar doğurabilir. Elbette Sumatra fillerinin yok olması birçok başka türü de etkileyecektir.

Örneğin Sumatra gergedanı, Sumatra fili ile beraber barış ve uyum içinde yaşamını sürdürür, onun ekosistemi içinde yaşar. Tehlike altındaki hayvanlar dünyadaki yaşamın devam edebilmesi için korunmalıdır.