Sokak Köpekleri Olmayan İlk Ülke: Hollanda

· 25 Aralık 2018
Sürekli olarak çaba sarf ederek sokak hayvanları için bir ev bulmaya çalışmak ne kadar da zor. Ancak birileri bu konuya yeni bir açıdan bakıyor.

Sokak köpekleri de dahil olmak üzere, sokak hayvanlarının olmadığı bir dünya düşünebiliyor musunuz? Evet, böyle bir dünya size biraz ütopik gelebilir; fakat yine de, bu imkansız değildir.

İmkansız olmaması bir yana, başarması da o kadar kolay sayılmaz. Hatta böyle bir dünyaya sahip olmak, insanlığın, özellikle de çocukların insanlık dışı koşullarda ve birçoğunun da sokaklarda yaşadığını dikkate aldığınızda daha da zorlaşır.

Bu kasvetli manzara ile karşıya karşı kaldığımızda, evsiz köpekler bizden tam olarak ne bekleyebilir ki, öyle değil mi? Ancak her zaman bazı istisnalar vardır. Ve bugün artık, Hollanda’nın sokak köpekleri olmayan ilk ülke olduğunu söyleyebiliriz.

Sokak köpeklerini feda etmeden elde edilen başarı

Hollanda'da köpekler

Peki ama Hollanda, sokaklarda yaşayan başıboş sokak köpeklerinden kurtulmayı nasıl başardı? Açıklığa kavuşturmamız gereken ilk şey, Hollanda’nın bunu hayvanları uyutmadan ve barınaklara yerleştirmeden yapmayı başarmış olmasıdır.

Ayrıca, 17 milyon nüfusu, iyi ekonomik koşulları, yüksek yaşam kalitesi ve bireysel özgürlükler ve çevre sorunları açısından gelişmiş politikaları olan küçük bir ülkeden bahsettiğimizi de aklınızın bir köşesinde bulundurun.

Ve elbette ki az evvel bahsettiğimiz ekonomik koşullar, yaşam kalitesi vb. gibi sorunları çözdükten sonra hayvanların refahı ile ilgili düşünmeye başlamak çok da garip bir durum değildir.

Ancak daha sonra da değineceğimiz üzere, sizin de tahmin edebileceğiniz gibi, Hollanda’da durum her zaman bu şekilde değildi. Bu yazımızda sizlere, Hollanda’nın nasıl da sokaklarında başıboş gezen hiçbir sokak hayvanı kalmayan ilk ülke olduğu ile ilgili bilgi vereceğiz.

Hollanda’nın ülkede sokak hayvanları olmaması için aldığı önlemler hakkında bilgi edinin

Hollanda’daki diğer benzer problemlerde olduğu gibi, konu hayvan hakları olduğunda da Hollanda inisiyatif almayı tercih etti. Ve onlar için bu, yetkililer ve vatandaşlar tarafından sürdürülen ortak bir çaba haline geldi. Örnek verecek olursak:

  • Kanunlar daha katı hale getirildi. Hollanda’da bir hayvana kötü muamelede bulunan ya da onu terk eden bir kişi, 16 bin avrodan fazla para cezası ve 3 yıla kadar da hapis cezasına çarptırılır.
  • Bunun yanı sıra, hayvanlara kötü muamelede bulunmanın, insanların yaşadığı kötü muamelelerin bazıları kadar ciddi olduğuna dikkat çekmek amacıyla eğitim ve bilinçlendirme kampanyaları düzenlendi.
  • Kontrolsüz üremeyi engellemek için ise, evcil hayvanları ücretsiz kısırlaştırma imkanı sundular.
  • İnsanların terk edilen hayvanları evlat edinmesini teşvik etmek için, belli bir cinsi olan hayvanları satın almak isteyen kişilerden yüksek vergiler talep ettiler.

Sizin de gördüğünüz üzere, bu önlemlerin çoğunu pek çok ülkede uygulamaya koymak oldukça zor olurdu. Ki bu ülkeler aslında hayvan istismarı ve hayvanları terk etme gibi problemlerin çözümsüz kaldığı ülkelerdir.

Bu nedenle, Hollanda’da sokak köpekleri için sağlanan yaşam koşullarının, bu alandaki politikaların başarısına büyük ölçüde katkıda bulunduğunu vurgulamak istedik.

Geçmişte Hollandalılar ve köpekler

Hollanda’nın sokaklarında şu an hiç terk edilmiş hayvan bulunmaması, Hollanda’nın tarihinde durum bu yönden hep böyle mutluluk verici olduğu anlamına gelmiyor.

“Hondenbescherming” adındaki Hollanda Köpek Koruma Kurumu’nun diğer kuruluşlarla birlikte yaptığı bir soruşturma, şu anki mevcut duruma ulaşmak için başvurdukları yolları ortaya koymaktadır.

Araştırmacılara göre 19. yüzyılın başlarında neredeyse bütün Hollandalı ailelerin evlerinde köpek besleniyordu. Üst sınıflar, bir statü sembolü olarak veya bir çeşit spor olarak belirli bir cinse ait olan hayvanları sahiplendiler.

Diğer bir yandan ise, alt tabaka, bekçi köpekleri olarak ve iş için kullandıkları karma cins köpeklere sahipti. Ve aynı zamanda, elbette ki; sokaklarda da pek çok köpek vardı. Bu köpekler sahipleri için artık işe yaramaz bir duruma geldiğinde sokaklara terk edilmişlerdi.

Sokak köpeklerinin popülasyonu arttıkça, kuduz hastalığı ciddi bir problem haline gelmeye başladı. Bu sorun, insanların çok sayıda terk edilmiş hayvanı uyutmasına sebep oldu. Ve buna ek olarak, tasma ve ağızlık kullanımı ile ilgili bazı standartlar yürürlüğe girdi.

Hollanda ve sokak köpekleri olmayan bir ülke haline gelmek için aşılması gereken uzun yol

Kuduz salgınları artık bir sorun olmadığı zaman bile, başıboş hayvanları öldürmek gayet sıradan bir olay gibi görülmeye devam etti. Ve bunun üzerine, bazı talihsiz yasal önlemler de yürürlüğe girmişti.

Örnek olarak, köpek sahiplenmek istediğiniz zaman vergi ödemeniz gerekiyordu. Bu vergi sokak hayvanlarının sayısında çok büyük bir artışa sebep oldu; çünkü hayvan sahipleri vergileri ödeyemiyor ya da ödemek istemiyorlardı.

İlk hayvanları koruma kuruluşu 1864 yılında işe koyuldu. 1877’de ise ilk köpek barınağı açılmış oldu. Diğer bir taraftan, hayvan istismarı sebebiyle verilen ilk cezalar ise 1866 yılına dayanıyor.

O zamanlar, yük arabalarını köpekler çekiyordu. Ancak bu iş için köpekleri kullanmak 1962 yılına kadar tamamen ortadan kalkmadı. O zamandan bu yana, köprünün altından çok sular geçti.

Geçtiğimiz yüzyılın sonunda, bir Hayvan Sağlığı ve Refah Yasası kabul edildi. Bu yasa bugün Hollanda’nın sokaklarında başıboş hayvan olmayan bir ülke olması gerçeğinde önemli bir etken olmuş oldu.