Yaban Hayatını Koruma – Yasalar Ne Diyor?

12 Ocak 2020
Konu evcil hayvanlara yönelik yasalar olduğunda büyük ilerlemeler kaydediyoruz, ancak bu konuda yaban hayatı koruma yasaları ne diyor? Uygulamada, hayvanlar için yapılmış düzenleyici kurallar aynı hususlarda aynı ilerlemeye sahip değil.

Birkaç adet federal yaban hayatı koruma kanunu bulunuyor ve kanunların birçoğunun çok özel bir amacı var. Kel kartalın korunması kanunu buna örnektir. Ancak, en önemlisi olan ABD Nesli Tükenmekte Olan Türler Yasası (ESA) yaban hayatını korumak için getirilmiştir.

ESA kanunu, federal hükümetin nesli tükenmekte olan ve tehdit altındaki türleri koruma arzusunu ve ayrıca kritik yaşam alanlarını koruma isteğini somut hale getirmektedir. Bu nedenle de, nesli tükenmekte olan ve tehdit altındaki türlere hangi türlerin dahil edilmesi gerektiğini belirlemek için ABD Balık ve Yaban Hayatı Servisi’ne (FWS) yetki vermektedir. Ayrıca bu hayvanların ne zaman listeden çıkarılacağını da açıklamaktadır.

Bu nedenle FWS, listedeki her tür için kurtarma planları geliştirmek ve uygulamak zorundadır. Aynı zamanda planların etkili olma derecesini izlemek için her eyalet ile işbirliği yapmak durumundadır. Bununla birlikte, hayvan aktivistleri hala vahşi yaşamı koruma yasalarının az ve etkisiz olduğunu düşünmektedir. Bu etkisizliğin sonucunda tabiat ileri derecede savunmasız kalmaya devam etmektedir.

Yaban hayatını koruma ve zulüm kanunları

Hayvan bakımı ve koşulları ile ilgili federal anayasa,1966 tarihli Hayvan Refahı Yasasıdır (AWA). Bu yasa, 2007 yılında değiştirilmiştir. Bu kanun; araştırma, sergi, ulaşım ve bayiler tarafından hayvanların tedavisini düzenleyen tek ABD Federal yasasıdır.

Diğer yasalar, politikalar ve kılavuz ilkeler; hayvan bakımı ve kullanımına yönelik ek hayvan türlerini veya şartnamelerini de kapsamaktadır. Ancak, düzenlemelerin tamamı Hayvan Refahı Yasası‘nı kabul edilebilir asgari standart olarak ifade etmektedir.

Gıda veya tekstil için yetiştirilmiş hayvanların yanı sıra AWA’nın kuşları, sıçanları, soğukkanlı hayvanları ve laboratuar farelerini bu yasadan hariç tutmasını hayvan hakları gruplarının eleştirdiklerini unutmayın.

Kulak ve kuyruk kesme, rodeo sporları ve diğer eylemler gibi uygulamalar bu ülkede hala yasaldır ve bu nedenle bu uygulamalardan dolayı çoğu zaman kınanmaktadır. Ayrıca, uygulandığı durumlarda zulüm cezası, hala asgari düzeyde kalmaktadır. Şu anda, 50 eyaletin 46’sı belirli hayvan istismar biçimlerine yönelik ağır cezalar vermektedir.

Ancak, hayvan zulmü çoğu ülkede yaygın olarak hafif kusurlu suç olarak kabul edilmektedir. Kaliforniya’da yakın zamanda yapılan bir duruşmada, hayvanlara yönelik suçlar mükerrer suçlar kanunu nedeniyle teorik olarak 25 yıl hapis cezasına çarptırılabilmektedir ve bu da önceki suç mahkumiyetlerine dayalı cezaları arttırmaktadır.

Lacey Yasası

vahşi beyaz kaplan

Lacey Yasası ilk kez 1900’de kabul edildiğinde bu yasa yaban hayatını korumaya yönelik ilk federal yasa haline gelmiştir. Hayvanların ve bitkilerin yasadışı ticaretini yapan kişilere yönelik medeni ve cezai yaptırımlar uygulamaktadır. Bugün, bu yasa uluslararası veya yerel yasalarla korunan türlerin ithalatını düzenlemektedir ve istilacı veya yerli olmayan türlerin yayılmasına engel olmaktadır.

Lacey Yasası uyarınca, satın alınan, sahip olunan, transfer edilen veya satılan balık, vahşi yaşam hayvanlarını veya bitkilerini ithal etmek, ihraç etmek, satmak veya satın almak yasalara aykırıdır:

  1. ABD veya Yerli yasalarını ihlalı.
  2. Eyalet veya yabancı ülke yasaları ihlali yapılarak elde edilen balık, yaban hayatı veya bitkileri içeren eyaletler arası veya yabancı ülkeler arası ticaret.

Bu yasa tüm balık ve vahşi yaşamı ve bu yaşam alanlarına dahil canlıları veya ürünleri kapsamaktadır. Ayrıca Nesli Tehlikede Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticareti Sözleşmesi (CITES) ve Devlet kanunları ile korunan bitkileri de kapsamaktadır. Herhangi bir ticari rehberlik ve hizmet bu Kanun hükümleri uyarınca satış olarak nitelendirilir.

 Lacey Yasası, ithalat için yasa dışı olarak toplanmış ağaçlardan üretilen ürünler de dahil olmak üzere, daha geniş bir yelpazede yasaklanmış bitki ve bitki ürünlerini içerecek şekilde 2008 yılında değiştirildi.

Mevcut yaban hayatı koruma yasalarının getirdiği sınırlamalar
avlanan insan

Dünyanın son on yılda hayvan koruma yasaları açısından önemli ölçüde ilerlediği su götürmez bir gerçek. Yaban hayatının savunmasız bir durumda kaldığını anlamak için bazı hayvan türlerinin korunma durumunu gözlemlemek yeterlidir.

Örneğin, 2017 yılında yaklaşık 600 İberya kurdu türü ölü olarak bulundu. Tüm bu ölümler, doğrudan veya dolaylı olarak zehirleme, silahla vurma ve spor amaçlı avlama gibi insan faaliyetleri ile ilgilidir.

Bilmiyor olabilirsiniz, ancak İberya kurdu Avrupa’da Yaban Hayatı ve Doğal Çevrenin Korunması Sözleşmesi ile korunan hayvan türlerinden bir tanesidir. Bazı ülkelerde bu tür korunuyor olsa da Douro’nun kuzeyinde yaşayan türler ise bu korumadan muaftır ve insanlar bur hayvanları yasal olarak avlayabilmektedir.

İber kurdunun karmaşık ve çelişkili durumu, hayvan koruma yasalarının sınırlandırma ciddiyetinin açık bir göstergesidir.  Ancak, yetkili makamlara hayvan istismarı vakalarını bildirerek yaban hayatı koruma konusunda üzerimize düşeni yapabiliriz.

  • Ley 9/1999, de 26 de mayo, de Conservación de la Naturaleza. Extraído de: https://www.boe.es/buscar/pdf/1999/BOE-A-1999-16378-consolidado.pdf
  • Convenio de Berna o Convenio relativo a la Conservación de la Vida Silvestre y del Medio Natural en Europa. Extraído de: https://www.miteco.gob.es/es/biodiversidad/temas/conservacion-de-especies/convenios-internacionales/ce-conv-int-berna.aspx