Vatoz Balığı Türleri ve Özellikleri

05 Kasım, 2019
Vatozlar, yaşadıkları ortama uyum sağlama konusunda çok başarılı deniz canlılarıdır. Kıyılarda, açık denizde veya 3000 metreye ulaşan derinliklerde yaşayabilirler.
 

Vatoz balığı, ince ve yassı bedeni olan, kıkırdak iskeletli  bir balık türüdür. İki göğüs yüzgeci ve uzun bir kuyruğu olan vatoz, morfolojik farklılıklarına rağmen aslında, köpek balıkları ile akrabadır. Bu yazımızda, sizlere farklı vatoz türlerinden, yaşam alanlarından, beslenme alışkanlıklarından ve üreme yöntemlerinden bahsedeceğiz.

Vatoz Türleri ve Morfolojik Özellikleri

Vatozların en ilgi çekici özellikleri üçgen şekilli göğüs yüzgeçleri ve düz dorsoventrallarıdır(sırttan karna doğru olan bölge). Ayrıca, kıkırdağımsı bir iç iskeletleri ve kaynamış bir ön omurları vardır.

Büyük ve esnek yüzgeçleri sayesinde hareket ederler. Bu yüzgeçler sayesinde suda kendilerini ileri doğru itebilirler. Ancak, kuyruk yüzgeçleri yok denebilecek kadar kısadır ve anal yüzgeçleri yoktur.

Kuyruk yapıları kamçıya benzer; uzun, sivri ve incedir. Genelde üzerinde toksin içeren ufak, sivri dikenler vardır. Bazı vatoz türlerinin kuyrukları zehirlidir ve uzunluğu 30 santime ulaşabilir.

Başka bir karakteristik özelliğiyse, genelde tek bir nazal yüzgeci olan ince ve sivri burnudur. Ayrıca, korneaları neredeyse her zaman göz etrafındaki deriyle birleşiktir ve niktitant zarları yoktur.

su altında vatoz
 

Vatoz Balığının Alışkanlıkları

Vatozların çoğu tuzlu sularda yani okyanuslarda yaşarlar. Yaşadıkları ortama uyum sağlama konusunda aşırı becerilidirler. Örneğin, kıyı bölgelerinde, açık denizde hatta 3000 metre derinlikte bile yaşayabilirler.

Öte yandan, bazı vatoz türleri tatlı suda yaşamaya uygun şekilde adapte olmuşlardır ve, nehirlerde ve haliçlerde yaşamayı tercih ederler. Güney Amerika’da, Amazon havzasında yaşayan “kısa kuyruklu nehir vatozu” buna iyi bir örnektir. Pek çok kişi, kuyruklarındaki zehirli dikenler nedeniyle bu balık türünden korkar.

Çoğu tuzlu su ve tatlı su vatozu bentiktirYani, yaşadıkları yerden çok uzağa gitmezler. Bu alışanlıkları, kendilerini olası avcılara karşı korumalarını sağlar.

Ayrıca, vatozlar kendilerini kamufle etmek ve avcılardan saklanmak için yüzgeçlerini kullanarak kendilerini kısmen kumun altına gömerler.

Pelajik vatoz olarak adlandırılan vatoz türleri, okyanusu geçebilirler.

Yüzme Şekilleri ve Alışkanlıkları

Bu balık türü yanal kuyruk hareketleri ve hafif yüzgeç hareketleri ile su altında ilerler. Su altında çok zarif hareket etseler de, vatozlar çok hızlı balıklar değillerdir.

Vatozların başka bir ilgi çekici özelliğiyse suyun dışına zıplayabilmeleridir. Uzmanlar vatozların bunu, ciltlerindeki parazitlerden kurtulmak için yaptığına inanmaktadır.

yüzen vatozlar
 

Sosyal alışkanlıkları, vatozun türüne göre değişiklik gösterir. Bazı vatozlar çok sosyaldir ve büyük gruplar halinde yaşayıp, birlikte avlanıp birbirlerini korurlar. Öte yandan, bazı vatoz türleri yalnız yaşamayı tercih eder ve sadece çiftleşme döneminde bir araya gelirler.

Vatozların Beslenme Alışkanlıkları

Çoğu vatoz türü etoburdur. Yumuşakçaları,  balıkları ve denizin dibine yakın yaşayan omurgasız hayvanları yerler. Bazı vatoz türleri ise, beslenmelerini desteklemesi için bol miktarda plankton yerler.

Vatozların gözleri, disk adı verilen dorsoventral bölgenin üst kısmındadır. Avlanmak için, avlarının konumunu belirlemelerine yardımcı olan bir algılayıcı sistemleri vardır. Bu sayede, saldırılarının etkili olacağından emin olurlar.

Vatoz Saldırısı ve Sokması

Genel olarak, vatozlar çekingen hayvanlardır. Vatoz saldırıları neredeyse sadece kendi bölgelerinde bir yabancının varlığından dolayı tehdit altında hissettiklerinde gerçekleşir.

Eğer bir vatoz tarafından sokulursanız ve yakınınızda tıbbi müdahale görebileceğiniz bir yer yoksa, bir an önce bir cımbızla dikenleri derinizden çıkartmalısınız. Dikenlerdeki toksinle temas etmekten kaçınmalı ve bu yüzden dikenleri asla elinizle veya dişlerinizle çıkartmamalısınız.

Ardından sokulan bölgeyi, kendinizi yakmamaya özen göstererek, 30 ila 60 dakika kadar sıcak su altında tutmalısınız. İlk müdahalenin ardından, bir sağlık ocağı veya ilk yardım ekibi tarafından uzman müdahalesi yapılması gereklidir.