Japon Balığı: Yaşam Koşulları Ve Bakımı

21 Mart 2020
Japon balığı neden bu kadar uzun yaşıyor hiç düşündünüz mü? Japon balığının bu kadar uzun yaşamasının nedeni kalitesi düşük olan sulara bile adapte olabilmesidir.

Japon balığı, üretmesi ve bakımı en kolay hayvanlardandır. Çünkü Japon balıkları farklı iklim şartlarına uyum sağlayabilirler, farklı hastalıklara dayanabilirler ve en önemlisi kolay bir şekilde üreyebiliyorlar. Bu balık cinsinin kökeni Doğu Asya’dır ve yüzyıllar önce ilk olarak Avrupalılar tarafından popüler bir süs balığına dönüştürülmüştür. Bu yazıda, Japon balıklarının yaşadıkları suyun kalitesinden ve diğer hayati ihtiyaçlarından bahsedeceğiz.

Japon balığı neye benzer?

Japon balıklarının boyu genelde 15-30 cm arasındadır ve ağırlıkları ise ortalama 4.5 kilogramdır. Ancak kendi doğal ortamlarında veya geniş bölgelerde yaşadıklarında bahsettiğimiz rakamların üç katı büyüklüğe çıkabilirler. Bu balık cinsinin vücudu kısadır ve oval biçimlidir; Japon balıkları uzun kuyrukları ve yüzgeçleri sayesinde harika bir yüzücüdür.

Japon balığı, sazan ailesinin oldukça küçük bir üyesidir ve turuncu, kırmızı, sarı, siyah veya beyaz tonlarında olabilir. Renklerinin parlak olması, akvaryum balıklarının sağlıklı olduğunu gösterir. 

Japon balıkları çok uzun süre yaşayabilir. İyi bir şekilde bakıldıkları zaman, 5 hatta 10 yıl yaşayabilirler. Dahası, bazı balıklar daha doğal bir çevrede yaşadıklarında 10 yıldan daha üzün süre hayatta kalabilirler. Örneğin, göllerde veya doğal şartlara sahip yapay göletlerde uzun süre hayatta kalabilirler.

Tek başına yüzen Japon balığı

Japon balığı çok dayanıklı bir türdür

Japon balıkları, tuzlu denizlerde veya okyanuslarda yaşayamayan tatlı su hayvanlarıdır. Akvaryum balıkları doğada, yavaş akıntılı yerlerde yaşar; lagünlerin ve nehirlerin sığ sularını tercih eder. Bitki örtüsü bol olan yumuşak tabanlı topraklara daha iyi uyum sağlar. Japon balığı kıyıya yakın kalmayı tercih eder.

Tüm bunlara ek olarak, bu balık türü daha az elverişli koşullarda da hayatta kalabilir. Örneğin kirlenmiş veya oksijen seviyesi düşük olan sularda sıcaklık düşük olsa dahi hayatta kalabilirler. Bu saydığımız koşullarda hayatta kalabilecek balık sayısı oldukça azdır.

Oksijen seviyesi düşük olan sularda Japon balıkları nasıl hayatta kalıyor?

Japon balığı, birkaç saat veya bazen gün boyunca kanında az miktar oksijenle hayatta kalabilen bir türdür. Başka bir deyişle, çok az oksijen içeren veya hiç oksijen bulunmayan koşullarda bile kısa süre de olsa hayatta kalabilir. Bu canlı türü, düşük oksijen içeren elverişsiz koşullarda vücudunun enerji talebini azaltabilen biyolojik bir mekanizmaya sahiptir. 

Bu sürece metabolik depresyon adı veriliyor ve bu süreçte hayvanın metabolik fonksiyonları ciddi anlamda azalıyor. Bu sayede Japon balığı hayatta kalmak için daha az enerjiye ihtiyaç duyuyor. Metabolik depresyon boyunca bu tür hayvanlar bazı fizyolojik değişiklikler geçiriyorlar:

  • Vücutları yaklaşık üç kat daha az ısı üretir.
  • Karaciğer ve beyinde bulunan glikoz kaynakları azalır.
  • Bu metabolik süreçleri geçiren hayvanlar kaslarında laktik asidi etanole ve karbondioksite dönüştürebilirler ve bu sayede vücutlarında atık madde birikmez. Biriken maddeleri ise solungaçlarından dışarı salabilirler.
  • Bu tür balıklar oksijensiz glikoz ile vücutları için gereken enerjiyi sağlayabilirler.
suda yüzen balıklar ve akvaryum

Bu küçük sazan balıkları, buz gibi sular dahil olmak üzere çok düşük sıcaklıklara dayanabilirler. Bunu sağlayan şey, kışın devreye giren fizyolojik bir vücut mekanizmasıdır.

Sıcaklıklar düştüğü zaman, Japon balığı kendini çamurun veya kumun altına gömebilir ve bu şekilde bir süre hayatta kalabilir. Kumun altındayken vücudu daha az aktif olur ancak uyanık kalması için beyin aktiviteleri hala normal bir şekilde devam eder. 

Bu hayvanın özel metabolizması, çevresine hızla adapte olması ve uzun süre yaşaması tüm dünyada en çok tercih edilen akvaryum balığı olmasına neden olmuştur. Japon balıklarını dünyanın her yerinde görebilirsiniz. Bu sevimli canlı, birçok insanın evini süslüyor.

Bazı insanlar zaman içinde Japon balıklarına bakmaktan yorulabiliyorlar ve evlerinde baktıkları Japon balıklarını parklara ve göllere bırakabiliyorlar. Bu durumun bir sonucu olarak alan kısıtlaması olmadığı için daha fazla büyüyebiliyorlar ve sayıları daha da çoğalıyor. Yukarıda belirttiğimiz gibi, Japon balıklarının sağlığı çevre koşullarından diğer balıklar kadar etkilenmez. Bu nedenle etrafınızda en çok gördüğünüz akvaryum balığı şüphesiz Japon balığıdır.

  • Marshall E. Ostrow. Pet Manual: Goldfish (Barron’s Complete Pet Owner’s Manuals), 2003.
  • Carassius auratus (Linnaeus, 1758). Pez rojo.
  • Volodymyr I. Lushchak, Ludmyla P. Lushchak, Alice A. Mota, and Marcelo Hermes-Lima. Oxidative stress and antioxidant defenses in goldfish Carassius auratus during anoxia and reoxygenation, 2001.
  • Hill, Wyse y Anderson. Fisiología animal, 2006.