Köpeklerde Enfeksiyon Ve 3 Belirtisi

Bu yazıda, köpeklerde görülen enfeksiyonların en yaygın belirtilerinden bahsedeceğiz. Belirtileri erken fark etmeniz, hastalığı zamanında teşhis edebilmenizi sağlar; bu şekilde köpeğiniz erkenden tedavi olabilir.
 

Eğer dikkatli bir evcil hayvan sahibi olmak istiyorsanız, köpeklerde görülen enfeksiyonların en yaygın üç belirtisini öğrenmek isteyebilirsiniz. Bu konuda bilgi sahibi olmak istemeniz doğru bir karardır; çünkü tıpkı insanlar gibi köpekler de hayatları boyunca sık sık enfeksiyon kapar. Köpeklerde enfeksiyon, göz ardı edilmemesi gereken bir konudur.

Böyle bir durumda genelde hemen alarma geçmeniz gerekmez. Ancak çevrenizde dolaşan salgın hastalıkların farkında olmanız gerekiyor. Bu yüzden dikkat etmeniz gereken şeyleri bilirseniz, hastalık ilerlemeden önce enfeksiyonu erkenden tespit edebilirsiniz.

Köpeklerde enfeksiyon ne anlama geliyor?

Enfeksiyon, vücut dokularında hastalığa neden olan mikroorganizmaların bu dokuları istila etmesi anlamına gelir. Zararlı mikroorganizmaların yanında, vücudumuzda yaşayan ve enfeksiyona neden olmayan “iyi” mikroorganizmalar da bulunur.

 

Gezegendeki her canlı, kendisiyle simbiyoz halinde yaşayan milyonlarca mikroorganizmaya ev sahipliği yapar. Bu mikroorganizmalar sayesinde sağlığımız dengede kalır; çünkü bu canlılar hayati süreçlerin çoğunda önemli görevler alır. Bilim insanları bu “iyi” mikroorganizmalar grubuna mikrobiyom adını veriyor.

Bulaşıcı hastalıklara neden olan canlılar normalde vücudumuzda bulunmaz. Doğası gereğince bu hastalıklar, bakteri, virüs veya parazit olarak kendilerini gösterir.

Bulaşıcı hastalıklar adı üzerinde bulaşıcıdır ve hastalığa neden olan canlının çoğalmasından kaynaklanır. Ayrıca enfeksiyonların bir başka özelliği daha vardır; vücutta bulunan dokular bu mikroorganizmaların ürettiği patojenlere veya toksinlere karşı tepki verir.

Enfeksiyonlar genellikle bir dizi semptomla beraber ortaya çıkmasına rağmen, belirti göstermeyen enfeksiyonlar da vardır. Herhangi bir görünür semptomu olmadan ortaya çıkan enfeksiyonlar genellikle subklinik enfeksiyonlar olarak adlandırılır.

 

1. Ateş

Ateş, aslında vücudun kendini korumak için devreye soktuğu bir sağlık durumudur. Sıcaklık yükseldikçe, vücut bağışıklık sistemini alarma geçirir ve bu şekilde enfeksiyona karşı savaşır.

ateşi olan köpek uyuyor

Çoğu insan köpeğinin burnuna dokunarak ateşini ölçebileceğini sanır. Eğer sıcak ve kuruysa, bu köpeğinizin ateşi olduğu anlamanına gelir. Ancak bu doğru değildir; aslında insanlar nadiren köpeklerdeki yüksek ateşi tespit edebilir.

Köpeğinizin ateşini ölçmek için yapabileceğiniz en doğru şey rektumunun sıcaklığına bakmaktır. Eğer rektumun sıcaklığı 40 °C’den daha fazla ise, ateşi var demektir. Ancak heyecanlı veya stresli olduğunda da benzer şekilde ateşi yüksek çıkabilir. Ateş çoğu zaman, uyuşukluk, depresyon, titreme, iştahsızlık, kusma, öksürük veya burun akıntısı ile birlikte görülür.

 

2. Lenf düğümlerinde şişlik olması enfeksiyon belirtisi olabilir

Lenf düğümleri, oval şekle sahip küçük organlardır. Lenf düğümlerinde, virüs gibi patojenlere saldıran ve onları öldüren bağışıklık sistemi hücreleri bulunur.

Köpekler enfeksiyon kaptığında bu lenf düğümleri aktif hale gelir ve hastalıkla mücadele etmek için savaşan hücreleri görevlendirir. Böylece bu organlarda şişlik ve acı hissi meydana gelir. Şişmiş lenfler, lenfadenitis (len bezi iltihabı) olarak da bilinir.

Köpeğinizin vücudunun birçok bölgesinde lenf bezleri olmasına rağmen, submandibuler bezler şiştiğinde daha kolay göze çarpar. Bu bezler kafanın her iki yanında, çenenin hemen arkasındaki bölgede yer alır, yani boynun bulunduğu yerdedir. Bunlara ek olarak, koltuk altındaki bezlerden ve popliteal düğümlerden de bahsedebiliriz. Popliteal düğümler, köpeğinizin diz bölgesinin hemen arkasında yer alır.

 

3. Köpeklerde enfeksiyon: Vücut salgıları

Aklınızda tutmanızda fayda var, bakteri enfeksiyonlarının belirtileri enfeksiyonun bulunduğu bölgeye göre değişir. Görünen enfeksiyonlar genelde deri altında yer alır. Ancak cildin yüzeyini de etkileyebilir. Ciltte meydana gelen lezyonlar yaralar ve şişlikler halinde kendini gösterir.

Şişlikler, sert veya yumuşak olabilir. Enfekte olmuş bölgelerin yüzeyinde çıban veya yaralar çıkabilir. Tüm bunlara ek olarak, bu bölgelerde akıntılar/salgılar da gözlemlenebilir.

Yaradan çıkan salgının kıvamı ve rengi değişebilir; örneğin açık beyazdan pembeye, kırmızıya ve hatta sarıdan yeşile (irin gibi) farklılık gösterebilir. Bu tür salgılar ne renkte olursa olsun genellikle hoş olmayan bir kokuya sahiptir. Özellikle irin çok kötü kokar.

 

Enfeksiyon hayvanın vücudunun içinde, yani görüş alanınızın dışındaki bir bölgede gerçekleşirse, köpeğiniz başka hastalık belirtileri de gösterebilir. Böyle bir durumda uyuşukluk, iştah ve kilo kaybı gözlemlenebilir.

Eğer problem solunum yolu enfeksiyonlarından kaynaklanıyorsa, öksürük, hapşırma veya anormal nefes alma gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Böyle bir durumda vücut salgıları burundan, ağızdan veya gözlerden dışarı çıkar. Ek olarak, köpeğiniz yemek yemede veya yiyecekleri yutmakta sorun yaşayabilir.

Köpeğinizde enfeksiyon belirtileri varsa ne yapmalısınız?

beyaz köpek ve köpeklerde enfeksiyon

Köpeklerde ortaya çıkan enfeksiyonlar insanları endişelendirir; çünkü zamanında tedavi edilmezse bu enfeksiyonlar ölümcül olabilir. Herhangi bir enfeksiyon türünün ciddiyeti, yaranın tipine ve konumuna bağlı olarak değişir. Ayrıca tedaviye başlamadan önce ne kadar zaman geçtiği ve köpeğinizin bağışıklık sisteminin kuvveti de önemli faktörlerdendir.

 

Enfeksiyonlar vücudun herhangi bir yerinde ortaya çıkabilir; akciğerler (zatürre), böbrekler (piyelonefrit), beyin (beyin iltihabı) ve hatta cilt bu tür enfeksiyonlardan ciddi zararlar görebilir.

Köpeğiniz sık sık kaşınıyorsa, cildinde kızarıklık, iltihaplanma ve dolaylı olarak kötü bir koku varsa hemen veterinerinize başvurmanız gerekiyor. Köpeğinizin cildini aşırı derecede kaşıyıp çizdiğini, yaladığını veya ısırdığını fark ederseniz de mutlaka veterinere gitmeniz gerekiyor. Son olarak bir kez daha hatırlatmak istiyoruz, ishal ve kusma gözlemliyorsanız, muhtemelen köpeğinizde enfeksiyon vardır.

  • Greene, C. E., (1993). Enfermedades infecciosas: perros y gatos. Interamericana McGraw-Hill,. Edición: 3ra.
  • Ariño, L. C. (1975). Linfadenitis en perro y gato. In Anales de medicina y cirugía (Vol. 55, No. 241, pp. 205-216).
  • Fröhner, E., & Zwick, G. (1932). Patología y terapeútica veterinarias: Enfermedades infecciosas. Editorial Gili.
  • Laverde-Higarrero, J.D. (2019). Actualización de las principales dermotopatías en perros y gatos diagnóstico y tratamiento. Universidad de Ciencias Aplicadas y Ambientales. Bogotá, Colombia.