Neden Bu Kadar Çok Köpek Irkı Var?

· 30 Haziran 2018

Poodle, Alman Kurdu, Golden Retriever, Boxer, Chihuahua, Danua, Pekinez, Chow Chow, Sibirya Kurdu, İngiliz Çoban Köpeği… Köpek cinslerini saymaya başladığımızda sonu gelmiyor.

O kadar çok köpek türü var ki böylesi bir genetik çeşitliliğin nedenini merak etmemek de elde değil. Biyologlar bu zor sorunun mantıklı bir cevabı olduğuna inanıyor. Bu cevabı bulmak içinse M.Ö. 31 000 yılına gitmemiz gerek.

Kurt: tüm köpeklerin atası

köpeklerin atası kurt

Her şey yaklaşık 33 000 sene önce başladı. Genetik bilimci Peter Savolainen’in teorisine göre kurt nüfusu büyük ihtimalle tarihin bu döneminde iki büyük gruba ayrıldı.

Belki de zamanla bu gruplardan biri artık yemeklerden beslenmek için insanların yerleşim yerlerine gelmeye başladı. Yani bize ilk adımı köpekler attı!

Savolainen, köpeklerin arkadaşça yaklaşımlarının hayatta kalma çabasından kaynaklandığına inanıyor. Büyük ihtimalle bu aşamadan sonra başlayan adaptasyon süreci, insanların köpekleri evcilleştirmesiyle sonuçlandı. Peki bu süreç günümüzdeki ırk çeşitliliğe ulaşmamızı nasıl sağladı? Biyologlar evcilleştirme döneminin bu çeşitliliğin üstünde büyük etkisi olduğuna inanıyor.

Köpek ırklarındaki insan etkisi

Bu alanda uzman biyologlar, farklı köpek ırklarının oluşmasına insanların neden olduğunu düşünüyor. İnsanların köpeklerine birbirinden farklı birçok beceri öğretip değişik eğitimler vermesi köpeklerin farklılaşmasında bir rol oynamış olabilir.

Takip eden nesillerde, köpeklerin vücudu kendilerine yeni öğretilen bu becerilere göre adapte olup farklı morfolojik özellikler geliştirmeye başladı. Ne kadar çok eğitildilerse vücutlarının da o kadar değiştiği düşünülüyor.

Zamanla bu değişimler şu an bildiğimiz köpek ırklarını oluşturdu. Her ne kadar köpeklerin genetik çeşitliliği oldukça geniş gözükse de günümüzde bu çeşitliliğe oldukça ufak değişimlerin sebep olduğunu biliyoruz. Göze öyle gözükmese de köpek türlerinin arasında çok küçük farklılıklar var.

Kaç tane köpek ırkı var?

Net bir sayı verebilmek oldukça zor. Diğer canlı türlerinde olduğu gibi köpeklerde de her an yeni bir türün belirip araştırmacıları şaşırtması ihtimali var.

Dünya Köpek Federasyonu’nun verilerine göre şu an resmi olarak kayıtlı 350 farklı köpek ırkı var. Söz konusu kuruluş, köpek ırklarının araştırılması ve sınıflandırılmasıyla ilgilenmektedir.

Ancak federasyon yetkilileri çeşitli sebeplerden ötürü 800’e yakın köpek ırkının henüz kaydının yapılmadığını düşünüyor. Kuruluş zaman zaman listesini güncelleyip yeni ırklar ekliyor.

Bilim insanlarına göre köpekler, dünya üzerinde en fazla farklı cinsi olan memeli türü. Köpekler, ağırlıkları ve morfolojik özelliklerine göre sınıflandırılıyor.

Kırma köpek ırkları

Resmi ırk listelerinde bazı biyolojik alt gruplarının olmamasının nedeni çok sayıda kırma türün bulunması. Laboratuvar ortamında genetik modifikasyonlarla üretilen birçok köpek türü var.

Bu işlemler sonucu üretilen köpeklerin doğal ortamda kendiliğinde oluşması imkânsız. Bu köpeklere örnek olarak Cockapoo (Cocker Spaniel ve Poodle kırması), Puggle (Pug ve Beagle kırması), Pomsky (Sibirya Kurdu ve Pomeranian), Labradoodle (Labrador Retriever ve Poodle) verilebilir.

Her şeyin başladığı bölge

Araştırmacılar köpeklerin Afrika’yla Asya arasında doğduğunu düşünüyor. Burada oluşan ilk köpekler, çeşitli şekillerde birbirlerinden farklılaşarak tüm dünyaya yayıldı.

Öncelikle Avrupa’ya gittiler. Dünya üstünde en az köpek çeşitliliği ise Amerika kıtasında gözleniyor. Araştırmacılar bunun nedeninin köpeklerin büyük ihtimalle Eski Dünya’ya ait bir hayvan türü olmasından ileri geldiğine inanıyor.

İlk köpekler Sibirya Kurtlarına benziyordu

husky

Arkeolojik keşiflere göre, Yontma Taş Devri köpekleri günümüzün Sibirya Kurdu ile oldukça benzerdi fakat boyut olarak şimdiki tüm köpek ırklarından daha büyüktü. Ancak Danualar ilk köpeklerin boyutlarına yaklaşabilir.

İnsanın en iyi dostu köpeklerin geçmişi hakkında daha keşfedilmesi gereken çok şey var. Gelen her yeni nesille köpekler insanlarla yaşamaya daha iyi adapte oluyor gibi gözüküyor. Köpeklerin ırkı, boyutu ya da rengi ne olursa olsun sevecen, sahiplerine bağlı ve korumacı bir yapıya sahip olması da bunun en iyi kanıtı.